Kurban keserken bulaşabilecek hastalıklar nelerdir? Nasıl korunmak gerekir?

Ülkemizde görülebilecek ve dikkat edilmesi gereken belli başlı enfeksiyon hastalıkları şunlardır:

Şarbon: Evcil hayvanlardan (inek, koyun, keçi, v.b.) insanlara doğrudan temas veya hayvan ürünleri aracılığı ile bulaşan yaygın bir zoonozdur. Genellikle enfekte hayvanların ürünleri veya topraktaki şarbon sporlarının cilde temas etmesi sonucu ciltteki açık yaralardan girmesiyle oluşur. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar, bölgesel lenf düğümlerine ve kan dolaşımına sıçrayarak ölüme neden olabilir. Daha çok yüz, boyun veya kolda bir çıban çıkıp sonra patlar,  etrafında da siyah bir kabuk meydana gelir.  Öldürücü bir hastalık olduğu için vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

Salmonelloz: Salmonellaların oluşturduğu enfeksiyonlara dünyanın hemen her yerinde rastlanmaktadır. Enfeksiyon; mikroplu (özellikle de kanalizasyonun karıştığı) yemek ve suyun tüketilmesi ile bulaşır. Hastalık, halsizlik, baş ağrısı ve ateş ile kendini gösterir. Hastaların yarıya yakınında ishal, yarıdan fazlasında ise kabızlık vardır. Salmonella enfeksiyonlarından korunma, kişisel hijyen kurallarının eksiksiz uygulanmasına, tüketilen su ve gıdaların temiz olmasına, sağlıklı bir atık giderim sisteminin kurulmasına, kronik taşıyıcıların tespit edilerek tedavi edilmesine bağlıdır.  Taşıyıcıların gıda ve su ile ilişkili işlerde çalışmaları engellenmelidir.

Kist Hidatik: Echinococcus granulosus adlı parazitin enfekte köpek dışkısıyla atılan yumurtalarının insanlar tarafından kirli eller, su ve yiyeceklerle alınması sonucu gelişir. Çoğunlukla karaciğerde, bazen akciğerlerde, daha nadiren diğer organlarda içi sıvı dolu kistlerle seyreder. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtilerini göstermeden seyredebilir. Fakat kist büyüdükçe; bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar.

Toksoplazmozis: İnsana, parazitin kistlerini içeren çiğ veya az pişmiş etler ve enfekte kedi dışkısıyla atılan kistlerin kontamine su ve gıdalarla alınmasıyla geçer. Kediler enfeksiyonun temel kaynağıdır. Lenf bezlerinde büyüme yapabilir. Anne gebelik esnasında ilk kez enfekte olursa, parazit bebeğe geçebilir.


Teniyoz: Tenia saginata (sığır tenyası), çiğ et tüketiminin yaygın olduğu her yerde görülür. Kesin konağı insan, ara konağı başta sığır olmak üzere otçul hayvanlardır. Çiğ ya da yeterince pişmemiş sığır eti ile insan sindirim kanalına alınan canlı kist yetişkin tenya haline gelir. Yetişkin tenyanın alt ucundan ayrılan gebe halkalar, istem dışı anüsten çıkabilir. Bu nedenle, halk arasında abdestbozan olarak adlandırılır. Tenyazisten korunmada özellikle çiğ köfte gibi çiğ ve aş pişmiş et ve ürünlerinden kaçınılmalıdır.

Kuduz: Kuduz hastalığı, birçok evcil ve yabani hayvanı (yarasalar da dahil) etkileyen zoonotik bir hastalıktır. Enfeksiyon; enfekte bir hayvanın insanı ısırmasıyla meydana gelir. Virüs tükürükte bulunur. Kuduz virüsünün ciltten içeriye girdiği her temas çok dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. Gelişmekte olan ülkelerde hastalık köpekler yoluyla bulaşır. Kesinlikle ölümcül olan akut viral bir hastalıktır. Kuduz olma ihtimali olan bir hayvan tarafından ısırılma veya temastan şüphelenme durumunda yarayı dezenfektan, sabun veya deterjan ve su ile hemen temizlemeli ve hemen sağlık kurumuna başvurulmalıdır.

Brusellozis: Hayvanların (inek, koyun, keçi v.b.) kan, fetus veya rahim sekresyonlarına doğrudan temas veya enfekte çiğ hayvan ürünlerinin (özellikle taze peynir başta olmak üzere süt ve süt ürünleri) tüketilmesi ile bulaşan bir hastalıktır. Akut veya sinsi başlangıçlı ateş, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, özellikle geceleri yoğun terleme, vücutta yaygın kas ve eklem ağrılarıyla kendini gösterir.

Verem (Tuberculosis): Enfeksiyon, genellikle insandan insana doğrudan hava yoluyla bulaşır. Tüm tüberküloz olgularının %80-90’ı akciğerlerde ortaya çıkar. Hastalıkta, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı, çocuklarda kilo almada duraklama, ateş ve gece terlemesi ile birlikte uzun süreli öksürük, kanlı veya kansız balgam, göğüs ağrısı veya sırt ağrısı ve nefes darlığı olabilmektedir. Verem tedavisi gören bir hastanın; bulaşıcı olmadığı ve diğer kişiler için risk oluşturmadığı, tükürüğünün laboratuvar analizi sonucu ile bir doktor tarafından belgelenmedikçe, kesinlikle bir yere seyahat etmesi tavsiye edilmez.

Dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
-Deri altında aşırı kanlanma, morarma ve çürüme olmamalıdır.
-Kan pıhtılaşmıyorsa ve dalak çok büyükse “şarbon şüphesi” ile mutlaka Veteriner
Hekime müracaat edilmelidir.
-Göğüs kafesinde yapışmalar, su toplanması ve inci tanesi gibi oluşumlar bulunmamalıdır.
-Etlerde ve et yağında bazen sarı renk bulunabilir. Bu sarı renk, 24 saat bekletildiğinde
tamamen kaybolmuyor veya azalmıyorsa tüketmeden önce mutlaka Veteriner Hekime
danışılmalıdır.
-Karaciğer ve akciğerler normal görünüm ve kıvamında olmalı, üzerinde su keseleri, apse
benzeri şişlikler, parazit kurtçuklar varsa tüketilmeden kedi ve köpeklerin ulaşamayacağı
derinlikte bir çukura gömülmelidir.
-Etlerde iltihap, yara ve mantarımsı üremeler olmamalıdır.
-Etlerin üzerinde veya kesitinde pirinç tanesi görünümünde hareketsiz cisimcikler varsa
Veteriner Hekime danışılmalıdır.
-Etler parçalar halinde temiz kaplara konularak oda ısısına gelene kadar bekletilmeli; sonra
buzdolabına kaldırılmalıdır. Genel olarak etler kesimden 12-24 saat sonra tüketilmeli
mümkünse taze et, olgunlaşmadan tüketilmemelidir.
-Gübre, kan ve yenmeyen iç organlar ile çevre kirletilmemeli, atıklar mümkünse derin
çukurlara gömülmeli ya da sızdırmaz torbalarda genel çöp toplama mahallerine
bırakılmalıdır.