Akne / Sivilce

Akne saç köklerinin yağ ve ölü deri hücreleri ile gömülmesi sonucu oluşan bir cilt hastalığıdır. Akne en sık yüz, boyun, göğüs, sırt ve omuzlarda görünür. Akne üzücü ve rahatsız edici şekilde kalıcı olabilir. Akne lezyonları yavaş iyileşir ve bir lezyon iyileştiğinde diğeri ortaya çıkabilir..
Aknenin şiddetiyle orantılı  olarak, akne psikolojik sıkıntıya ve deride yaraların oluşmasına neden olabilir. Fakat günümüzde etkili tedaviler sayesinde  ve erken dönemde yapılan tedavilerle kalıcı fiziksel ve duygusal hasar riski azalır.
Akne genellikle fonksiyonel yağ bezlerinin en fazla sayıda olduğu yüz, boyun, göğüs, sırt ve omuzlarda görünür.

Akne aşağıdaki şekillerde olabilir:
1-Enflamatuar olmayan lezyonlar
Komedon (beyaz nokta ve siyah nokta) Kıl foliküllerinin açıklıkları, yağ salgıları, ölü deri hücreleri ve bazen bakterilerle tıkanabilir. Komedonlar cilt yüzeyine açılıyorsa koyu renkte göründükleri için siyah nokta olarak adlandırılır. Komedonlar kapalı olduğunda cilt yüzeyinden hafif kabarıktır ve deri rengindedir, bunlar beyaz nokta olarak adlandırılır.
2-Enflamatuar lezyonlar
Papüller Cilt üzerinde enfeksiyonu ve iltihaplanmayı gösteren küçük çıkıntılardır. Papüller kırmızı ve hassas olabilir.
Püstül (sivilce) Ucunda beyaz irin olan kırmızı ve hassas çıkıntılardır.
Nodüller Cilt yüzeyinin altında oluşan, büyük, sert ve ağrılı topaklardır. Kıl köklerinde, derin dokuda salgıların birikmesi sonucu oluşur.
Kistler Cilt yüzeyinin altında ağrılı, irin dolu topaklardır. Bu çıban tarzı lezyonlar yara izi bırakabilir.

Akne oluşumuna neden olan üç faktör vardır:
1-Ciltte yağ üretiminin fazla olması - yağlı cilt (sebum)
2-Ölü deri hücrelerinin düzensiz dökülmesi kıl köklerini tahriş etmesi
3-Bakteri birikmesi
Kıl köklerinin yağ ve ölü deri hücreleri ile tıkanması sonucu akne oluşur. Kıl folikülleri yağ (sebase) bezlerine bağlıdır. Bu bezler saç ve cildi nemlendirmek için sebum olarak bilinen yağlı bir madde salgılarlar. Sebum normalde cilt yüzeyine saç köklerinin deliklerinden kıl  boyunca yukarı hareket ederek cilt yüzeyine çıkar. Eğer vücutta sebum ve ölü deri hücreleri fazla miktarda üretiliyorsa, her ikisi de kıl kökünde birikerek yumuşak bir ortam oluşturur. Bu ortamda bakteri üremesi oldukça kolaydır.
Bu şekilde kıl folikülü dışarı çıkıntı yapar ve beyaz nokta olarak görülür. Ya da bu çıkıntı cilde açılır ve koyulaşır, bu şekilde siyah nokta olarak görülür. Sivilcelerin ortasında bir beyazlık vardır, altı kırmızıdır. Kıl foliülünün ağzı tıkanarak iltihaplanması sonucu oluşur. Bazen tıkanıklık sonucu iltihap toplanması artar ve cilt altında dokunmakla hissedilen kistler gelişir. Ciltte bulunan ter bezlerine ait gözenekler akne oluşumuna neden olmaz. kıl foliküllerinin ağzı tıkanarak  bloke saç köklerinin iltihaplı veya enfekte olunca geliştirmek bir beyaz merkezi ile kırmızı lekeler yetiştirilir. Saç köklerinin içinde derin geliştirmek tıkanıklıkları ve iltihap kist adı verilen cilt yüzeyinin altında topaklar üretmek. Cildinize ter bezlerinin açıklıkları olan cildinizdeki diğer gözenekleri, normalde akne dahil değildir.

Nedenleri:
Akneyi artıran faktörler şunlardır:
Bu faktörler tetikleyici ya da akne mevcut durum kötüleştirebilir:
1-Hormonlar. Androjenler ergenlik döneminde kız ve erkeklerde artış gösterir. Androjen hormonları ciltte yağlanmaya neden olur (Sebum üretimi artar). Gebelikteki hormon artışı ya da bazı doğum kontrol hapları da akne oluşumuna neden olabilir. Gebelik ve oral kontraseptif kullanımı ile ilgili hormonal değişiklikler de sebum üretimini artırarak akne oluşumuna neden olabilir..
2-Bazı ilaçlar. Kortikosteroidler, androjenler veya lityum içeren ilaçların sivilceye neden olduğu bilinmektedir.
3-Diyet Kan şekerini yükselten ekmek, simit ve cips vb. gıdalar akneyi tetikleyebilir. Çalışmaları süt ürünleri ve karbonhidrat yönünden zengin besinlerin akne oluşumuyla ilgili olduğu gösterilmiştir.

Akne hakkında yanlış bilinen bazı bilgiler şunlardır:
Bazı insanlar düşündüğünün aksine, aşağıdaki faktörlerin akne oluşumu üzerinde çok az etkisi vardır:
Yağlı gıdalar ve çikolata - Akne gelişimi üzerinde çok az ya da hiçbir etkisi çok az olmadığı kanıtlamıştır.
Kirli cilt. Akne oluşumunun nedeni kir değildir. Aslında, deriyi ovmak, sert sabunlar veya kimyasallarla temizlemek cildi tahriş edebilir ve akneyi daha da kötü yapabilir. Fazla yağı ve ölü deri hücrelerini temizlemek için basit bir temizlik yeterlidir.

Risk faktörleri:
Vücudunuzdaki hormonal değişiklikler akneyi kötüleştirebilir. Yayın durumlar şunlardır:
1-Gençler
2-Kadın veya genç kızlarda, adet dönemlerinden iki ya da yedi gün önce
3-Hamile kadınlar
4-Kortikosteroidler, androjenler veya lityum gibi bazı ilaçlar kullanan kişiler,
Diğer risk faktörleri şunlardır:
5-Bazı yağlı maddelerin veya bazı kozmetiklerin cilde direk uygulanması
6-Ailede akne öyküsü
7-Telefon veya cep telefonu, kask, sıkı yaka ve sırt çantaları gibi çeşitli cisimlerin ciltte sürtünme tahrişe neden olması.
Stres sivilce oluşumuna neden olmaz, ama zaten önceden sivilce varsa, stres daha akneyi daha kötü hale getirebilir.

Tedavi:
Akne tedavisinde dört amaç vardır:
1-Sebum üretimini azaltmak
2-Hücre yenilenmesini hızlandırmak
3-Bakteriyel enfeksiyonla mücadele
4-Ciltteki inflamasyonun azaltılması
Pek çok akne tedavisi ile, dört ile sekiz hafta içerisinde sonucu göremeyebilirsiniz. Ayrıca iyileşme dönemine girmeden önce akne daha da şiddetlenebilir.
Doktorunuz topikal uygulanan merhem, krem, losyon, sabun gibi ürünleri ya da  ağızdan kullanılan ilaçları reçete edebilir. Gebeliğin ilk üç ayında ağızdan kullanılan ilaçlar tercih edilmemelidir.
1-Topikal tedaviler. Bu ürünler  fazla sebumu (yağ) temizler, bakterileri öldürür ve ölü deri hücrelerinin dökülmesini sağlar. Bu ürünler oldukça hafiftir ve akne için faydalı olabilir. Bu ürünler cilt tahrişi, kuruluk ve pullanma gibi - yan etkiler yapabilir. Genellikle tedavinin ilk ay sonra bu etkiler geçer.
Birinci basamak topikal tedaviler şunlardır:
1-Benzoil peroksit,
2-Kükürt,
3-Rezorsinol,
4-Salisilik asit + kükürt
İkinci basamak topikal tedaviler şunlardır:
Sivilce ilk basamaktaki tedavilere yanıt vermezse, daha güçlü losyonlar doktor kontrolünde kullanılabilir.
1-Tretinoin (Acnelyse, Tretin vb)
2-Adapalen (Palexil Jel %0,1 30 G)
3-Tazaroten (Tazorac) – Topikal bir retinoiddir. Hücre yenilenmesini uyarır ve kıl köklerinin tıkanmasını engeller.
4-Topikal antibiyotikler
Bu tür ilaçlarda genellikle daha etkili sonuç alabilmek için birkaç etken madde birlikte kullanılır:
Benzalin topikal jel (Benzoik asit ve klindamisin)
Benzamycin jel(Benzoil peroksit ve eritromisin) dahil olmak üzere mevcuttur.
Dapson jel (Aczone) Einflamatuar akne tedavisinde özellikle etkili yeni bir akne tedavi yöntemidir.
Akne için kulanılan topikal tedaviler ciltte batma, yanma, kızarıklık ya da soyulma gibi yan etkilere neden olabilir.Bu açıdan topikal ajanların doktorun önerilerine göre kullanılması uygundur.  Bazen kısa süreli uygulama gerekebilir.
2-Antibiyotikler. şiddetli ve orta derecede akne için, bakterileri azaltmak ve enflamasyonla mücadele için oral antibiyotik tedavisi kısa süreli gerekli olabilir. Oral antibiyotik ilk tedavisi kullanımının artmasından sonra,  akne olan kişilerde antibiyotik direnci önemli ölçüde artmıştır. Bu nedenle, doktorunuz muhtemelen en kısa süreli ve en etkili tedaviyi tercih edecektir. Çalışmalarda oral antibiyotik ile birlikte topikal benzoil peroksit kullanılmasının  antibiyotik direnci gelişme riskini azalttığı gösterilmiştir. Antibiyotikler mide yanmas, baş dönmesi veya deride renk değişikliği gibi yan etkilere neden olabilir. Bu ilaçlar aynı zamanda cildin güneş duyarlılığını artırabilir ve oral kontraseptif etkinliğini azaltabilir.
3-İzotretinoin. derin kistler için, antibiyotik yeterli olmayabilir. Isotretinoin (Roaccutane vb.) kistik akne veya diğer tedavilere cevap vermeyen aknesi olanlarda kullanılabilen güçlü bir ilaçtır. Bu ilaç aknenin en ciddi formları için kullanılır. Bu ilaç çok etkilidie, ama ciddi yan etkileri nedeniyle hastanın, bir dermatolog tarafından yakından takip edilmesi gerekir. İzotretinoin ciddi doğum kusurları ile ilişkilidir, Bu nedenle ilacın kullanılması sırasında ciddi bir doğum kontrolü gerekir.
Gözler, ağız, dudak, burun ve ciltte kuruluk, kaşıntı, burun kanamaları, kas ağrıları, güneş hassasiyeti ve kötü gece görüşü, ilaca bağlı sık görülen yan etkilerdir. İlaç aynı zamanda kandaki trigliserit ve kolesterol seviyelerini ve karaciğer enzim seviyeleri artabilir.
Buna ek olarak, izotretinoin depresyon ve intihar riski ile ilişkili olabilir. Bu nedensel ilişki kanıtlanmıştır. Eğer bu ilacı alırken alışılmadık derecede üzgün ya da mutsuz hissederseniz, derhal doktorunuza bildiriniz.
4-Oral kontraseptif. Norgestimat ve etinil östradiol vb. içeren doğum kontrol hapları aknenin düzelmesine yardımcı olabilir. Fakat baş ağrısı, göğüslerde hassasiyet, bulantı ve depresyon gibi yan etkileri olabilir. Doğum kontrol hapları daha ciddi yan etkilere (kalp hastalığı, yüksek kan basıncı ve kan pıhtısı risklerinde hafif bir artış) de neden olabilir, bu konuda doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
5-Lazer ve ışık tedavisi. Lazer ve ışık tabanlı tedaviler cilt yüzeyine zarar vermeden cildin daha derin katmanlarına ulaşır. Lazer tedavisi sebase (yağ) bezlerini yok eder ve daha az yağ üretimi olur. Işık tedavisi akne iltihabına neden olan bakteriler hedeflenir. Bu tedaviler aynı zamanda cilt dokusunu düzeltir ve yara izi görünümünü azaltabilir. Akne tedavisinde ışık ve lazer tedavilerinin daha  etkin kullanımı gereklidir. İlaç tedavisini tolere edemeyen hastalarda tek başına da uygulanabilir. Bazen ışık ve lazer tedavisi ile ciltte tahriş ve ciddi güneş yanığı benzeri yan etki görülebilir.
6-Kozmetik işlemler. Kimyasal peeling ve mikrodermabrazyon akne kontrolünde yararlı olabilir. Bu kozmetik işlemler genellikle  ince çizgileri, güneş hasarını ve küçük yüz izlerinin görünümünü azaltmak için kullanılmaktadır. Bu yöntemler diğer akne tedavileri ile birlikte kullanıldığında daha etkilidir. Bu yöntemlerle geçici olarak şiddetli kızarıklık, pullanma, kabarma, ve cildin uzun süreli renk değişikliği gibi yan etkiler olabir.
7-Sivilceye bağlı yara izi tedavisi
Akneye bağlı izleri azaltmak için bazı işlemleri uygulamak mümkündür. Bu amaçla dolgu maddeleri, dermabrazyon, yoğun ışık tedavisi ve lazerle cilt soyma işlemleri yapılır.
-Yumuşak doku dolgu maddeleri. Kollajen veya yağ enjekte edilerek yara izleri daha az belirgin hale gelir. Bu tedavi geçicidir, periyodik olarak tekrar edilmelidir.
-Kimyasal peeling (soyma) Yüksek derecede asit maddeler kullanılarak cildin üst katmanı kaldırılır. Yara izleri en aza indirilir. Bazı güçlü peeling maddeleri daha derin dokulara ulaşabilir.
-Dermabrazyon. Genellikle yara izi fazla olan kişilerde tercih edilir. Dermabrazyonda bir hızla dönen tel fırça ile cildin üst tabakası soyulur. Yüzeydeki izler tamamen kaldırılabilir ve derin akne izleri daha az belirgin hale gelir. Dermabrazyon koyu cilde sahip insanlarda pigmentasyon değişikliklerine neden olabilir.
-Mikrodermabrazyon. Bu daha yeni bir yöntemdir. Kristaller içeren özel bir cihazla cilt yüzeyi soyulur ve parlatılır. Sadece yüzey hücreleri çıkarılır, cilt zarar görmez. Ancak, yara izleri hafifçe düzelir, birkaç seans sonra bile yara izleri halen fark edilebilir.
-Lazer, ışık kaynağı ve radyofrekans uygulamaları. Lazerle cilt soyma işlemidir. Lazer ışınları cildin(epidermis) dış tabakasını yok eder ve alttaki cilt atbakasını (dermis) ısıtır. Yeni deri oluşunca yaralar iyileşir. Daha az yoğun lazerler (nonablatif lazerler), ışık kaynakları ve radyofrekans cihazları kullanımı ile epidermis zarar görmez. Bu tedaviler dermis tabakasını ısıtır ve yeni cilt oluşumunu neden. Çeşitli tedaviler sonra, akne izleri daha az belirgin görünebilir. Bu daha kısa iyileşme süreleri sağlar. Ancak bu tedavinin sık tekrarlanması gerekir ve yavaş sonuç alınır.
Cerrahi tedavi. Küçük bir prosedür (punch eksizyonu) ile akne izleri çıkarılır. Dikişler ya da deri grefti ile cilt tamir edilir.

Akne kontrolünde cilt bakımı nasıl olmalıdır?

Akne kontrolünde alternatif tedaviler nelerdir?

Akneyi önlemede kişisel günlük bakım önerileri nelerdir?

Yorum Yaz

Yorum Yapabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Forum Köşemiz