Angina Pektoris

Angina, kalp kasına azalmış kan akımı sonucu oluşan göğüs ağrısı türüdür. Angina koroner arter hastalığının bir belirtisidir. Genellikle sıkışma, baskı ve ağırlık hissi ya da göğüs ağrısı olarak tarif edilir. Angina, angina pektoris olarak da bilinir. Bazen tekrar eden devamlı bir bulgu iken, bazen de ani ve ciddi şekilde başlayabilir.
Angina oldukça sık görülen bir şikayettir. Fakat ayırıcı tanısı oldukça güçtür. Hazımsızlık, mide ağrıları gibi sorunlarla karışabilir.
Belirtileri:
Anjina belirtileri şunlardır:
-Göğüs ağrısı ya da rahatsızlık hissi
-Kollara, boyun, çene, omuz veya sırta yayılan göğüs ağrısı
-Bulantı
-Yorgunluk
-Nefes darlığı
-Terleme
-Baş dönmesiAnjina, göğsün tam ortasında basınç, sıkışma, dolgunluk veya ağrı olarak tarif edilebilir. Anjina belirtileri olan bazı kişiler, bir mengene ile göğsün sıkılması ya da göğüs üzerine bir ağırlık konulmuş gibi bir ağrı tarif ederler. Bazı kişilerde ise, hazımsızlık bulguları vardır.
Şiddeti, süresi ve anjin türü değişebilir. Yeni ya da değişen göğüs ağrısı varsa, ciddi bir bulgu olabilir. Yeni veya farklı belirtilerin olması durumunda, daha tehlikeli olabilecek kararsız angina veya kalp krizi sinyali olabilir.
Angina özelliklerine göre 3'e ayrılır:
a-Stabil angina. Angina en sık görülen formudur ve genellikle efor ile ortaya çıkar ve dinlenme ile geçer. Göğüs rahatsızlığı yeni bir şikayet ise, doktora danışmak önemlidir.
Stabil angina özellikleri
-Egzersiz veya merdiven çıkmak gibi, kalbin daha fazla çalıştığı zamanlarda artar.
-Genellikle tahmin edilebilir ve önceki göğüs ağrıları ile benzerdir.
-Kısa bir süre, beş dakika veya daha az sürer
-Dinlenme ya da anjina ilaçları ile geçer.
b-Kararsız angina özellikleri (tıbbi acildir)
-Istirahatte bile hissedilir
-Anginanın her zamanki belirtilerinden farklıdır.
-Beklenmedik zamanlarda olur.
-Genellikle daha şiddetlidir ve stabil anginaya göre daha uzun sürer, belki 30 dakika vb.
-Angina ilaçları ya da dinlenme ile geçmeyebilir.
-Kalp krizinin bir sinyali olabilir.
c-Varyant angina özellikleri (Prinzmetal angina)
-Çoğunlukla dinlenme zamanlarında görülür.
-Genellikle ciddidir.
-Angina ilaçları ile rahatlama olabilir.
Prinzmetal angina nadirdir (angina vakalarının sadece %2’si). Bu tür anginada geçici olarak kan akımı azalır Kalp damarlarında spazm nedeniyle olur.
Kadınlarda Angina
Kadınlarda angina semptomları, klasik anjina belirtilerinden farklı olabilir. Örneğin, kadınlarda genellikle göğüs ağrısı olmadan, bulantı, nefes darlığı, karın ağrısı, ya da aşırı yorgunluk gibi belirtiler olabilir. Ya da tipik sıkıştırıcı göğüs ağrısı yerine, sırt , boyun ve çene bölgesinde  batıcı ağrı olabilir. Ağrı karakterindeki bu farklılıklar nedeniyle tedavide gecikmeler yaşanabilir.
Nedenleri:
Kalp kasına kan akımının azalmasının en sık nedeni koroner arter hastalığı (KAH) 'dir. Kalpteki koroner arterler plak adı verilen yağ birikintileri ile daralmış olabilir. Buna ateroskleroz denir.
Stabil angina. Stabil angina genellikle fiziksel zorlama ile tetiklenir. Merdiven çıkma, egzersiz yapma veya yürüyüş sırasında, kalbin daha fazla kan ihtiyacı vardır. Ama koroner arterlerde daralma varsa, kalp kasının yeterli kan alabilmesi zordur. Fiziksel aktivite yanı sıra, duygusal stres, soğuk, ağır yemekler ve sigara gibi diğer faktörler de arterler daralmayı ve anjina oluşmasını tetikleyebilir.
Kararsız angina. Ateroskleroz plakları nedeniyle daralan kan damarının yırtılması ya da bir kan pıhtısı ile damarın hızlı tıkanması sonucu oluşur. angina Ayrıca blok veya kısmen kalbin kan damarları tıkayarak kan pıhtıları neden olabilir.
Kararsız angina zamanla şiddetlenir, dinlenme veya her zamanki angina ilaçları ile geçmez. Kan akımı düzelmezse, oksijenden yoksun kalp kası ölür (Kalp krizi). Kararsız angina tehlikelidir ve acil tedavi gerektirir.
Varyant angina (Prinzmetal angina) Koroner arterde spazm nedeniyle kalp kasına yeterince kan geçemez ve anginaya neden olur.
Risk faktörleri:
Aşağıdaki risk faktörleri, koroner arter hastalığı ve angina riskini artırabilir:
Sigara kullanımı. Uzu süreli sigara içilmesi ya da sigara dumanına maruz kalınması damar duvarlarında ateroskleroz plaklarının oluşmasını hızlandırır.
Diyabet. Vücutta şeker düzeyini kontrol eden insülin hormonunun yetersiz salgılanması nedeniyle oluşur. Diyabet, kan kolesterol düzeylerini artırarak aterosklerozu hızlandırır. Bu şekilde anjin ve kalp krizine yol açan koroner arter hastalığı geişmesine neden olabilir.
Yüksek kan basıncı. Kan basıncı, kalbin kanı pompalama miktarına ve kan akımına karşı damarlardaki direnç düzeyine göre belirlenir. Zamanla, yüksek kan basıncı arterlere zarar verir ve damar sertliğini hızlandırarır.
Yüksek kan kolesterol ve trigliserid seviyeleri. Kan kolesterol yüksekliği, tüm vücut damarlarında yağ birikmesine neden olur. Bu da damarlarda daralma (ateroskleroz) gelişmesini hızlandırır.  Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolesterol ("kötü" kolesterol) olarak bilinen kolesterol, anjina ve kalp krizi riskini artırır. Yanlış beslenmeye bağlı trigliserid yüksekliği de riski artırır.
Kalp hastalığı, kişisel veya aile öyküsü. Eğer koroner arter hastalığı varsa veya kalp krizi hikayesi varsa angina riski de artar.
İleri yaş. Erkeklerde 45 ve kadınlarda 55 yaş üzerinde kişilerde angina riski de artmıştır.
Egzersiz eksikliği. İnaktif yaşam tarzı, yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı, tip 2 diyabet ve obezite angina oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Ancak bir egzersiz programına başlamadan önce doktor kontrolünden geçmeniz önemlidir.
Obezite. Kilolu olmak; yüksek kan kolesterol düzeyi, yüksek tansiyon ve diyabet ile ilişkilidir. Dolayısı ile anjin ve kalp hastalığı riskini yükseltir.Ayrıca, kalp daha fazla dokuya kan sağlamak için daha çok çalışmak zorundadır.
Stres. Stres anjin ve kalp krizi riskini artırabilir. Çok fazla stres ve  öfke, kan basıncını yükseltebilir. Stres sırasında üretilen hormon salgıları, arterlerde daralmayı artırır ve anjini kötüleştirebilir.
Tanı:
Rutin olarak check-up kontrollerinizi aksatmamalısınız.
Eğer daha önceden kalp krizi geçirmişseniz veya anjina atakları yaşıyorsanız ilaçlarınızı düzenli kullanmalı, çevrenizdeki kişileri bilgilendirmelisiniz. Acil durumlar için yanınızda ilaç bulundurmalısınız.
Kalp krizi belirtileri varsa hemen doktor tarafından depğerlendirmeler yapılır:
1-EKG: Kalbin elektrik aktivitesi değerlendirirlir. EKG grafisindeki anormallikler kalp krizinin ön belirtisi olabilir.
2-Kan testleri: Zarar gören kalp kasından kana bazı enzimler geçer. Bu enzimlerin düzeyine bakılır.
(Kreatin kinaz-MB (CK-MB) bakılır. Normal değeri 0-5 ng/ml(0-25 U/L)’dir.
3-Akciğer filmi: Kalbin büyüklüğü ve akciğerlerde sıvı olup olmadığı araştırılır.
4-Kalp EKO’su: Kalbin kas yapısında ve kapakçıklarda zarar gören alanlar ve kalp fonksiyonları değerlendirilir.
5-Anjiyografi:  Kardiak kateterizasyon işlemi olarak da adlandırırlır. Genellikle kasıktan girilerek kateter yardımıyla kalbin damarlarına kontrast madde verilir. Röntgen filmlerinde koroner arterler görünür hale gelir. Tıkanıklık olan alanlar tespit edilir. Bu işlem sırasında anjiyoplasti (Koroner arter balon genişletilmesi) işlemi de yapılabilir. Çoğunlukla bu sırada stent takılarak daralan arterin kalıcı olarak açılması sağlanmış olur.
6-Efor testi: Bazen kalp daha fazla çalıştığında EKG değişiklikleri ortaya çıkabilir. Bu amaçla yapılan bir testtir. Yürüme bandı benzeri bir cihaz üzerinde hasta yürür ve yürüme hızı gittikçe artırılır. Bu sırada kalbin elektriksel aktivitesi kaydedilir (EKG).  Anormallikler tespit edilir. Eğer kişi yürüyemiyorsa kalbi hızlandıran ilaçlar verilerek de test yapılabilir.
7-Kalp tomografisi ya da MRI incelemesi. Kalp büyümesi, arter tıkanıklıkları ve kalbin yapısı değerlendirilir.
8-Nuclear stres testi. İstirahat ve stres sırasında kalp kasına olan kan akışını ölçmek için kullanılır. Bu rutin bir efor testine benzerdir fakat bu testte, radyoaktif bir madde damardan enjekte edilir. özel bir kamera ile taranarak kalbin görüntüsü alınır. Eğer kalbin bir bölümüne yetersiz kan akımı varsa, bu alan radyoaktif maddeyi tutmaz bu da tarama sırasında gözlenebilir.
Tedavi:
Anginası olan kişilerin tedavisine yönelik çeşitli yöntemler mevcuttur. Yaşam tarzı düzenlemeleri, ilaçlar, stent ve bypass cerrahisi vb. Tedavideki amaç angina ataklarının sıklığını ve şiddetini, kalp krizi ve ölüm riskini azaltmaktır.
I-Yaşam tarzı düzenlemeleri:
1-Sigara içmemelisiniz. Sigara duanından uzak durmalısınız.
2-Sağlıklı beslenmelisiniz. Kolesterol ve doymuş yağları diyetinizden çıkarmalısınız. Tuz alımınızı azaltmalısınız. Meyve ve sebze antioksidan özelliği yüksek gıdalardır. Bu tür gıdaları bolca yiyerek koroner arterlerinizi koruyabilirsiniz. Alkol alımını sınırlandırmalısınız ya da kesmelisiniz. Omega 3 içeriği yüksek gıdaları diyetinize eklemelisiniz.
3-İdeal kiolada olmalısınız. Fazla kilonuz varsa kilo vermelisiniz.
4-Stres düzeyinizi azaltmalısınız. Stres rahatlama tekniklerini öğrenebilirsiniz.
5-Kolesterol ve tansiyonunuzu kontrol altında tutmalısınız. Kolesterol seviyenizi düşürmelisiniz.
6-Diyabetiniz varsa kan şekeriniz normal sınırlarda ve kontrol altında olmalıdır.
7-Düzenli check-up kontrollerinden geçmelisiniz.
8-Düzenli egzersiz yapmalısınız. Haftada en az beş gün 30 dakika egzersiz kalp krizi riskini önemli oranda azaltır. Egzersize başlamadan önce doktorunuzla görüşmelisiniz.
9-Bir öğünde çok ağır ve fazla yemek yememelisiniz.
10-Genellikle angina egzersizle birlikte artmaktadır, bu açıdan ağır egzersizden kaçınmalı ve dinlenmek için zaman ayırmalısınız.
II-İlaç tedavisi:
1-Nitratlar: Genellikle angina tedavisinde kullanılan ilaçlardır. En sık kullanılan formu dil altına konulan nitrogliserin kapsülleridir. Göğsünüzde rahatsızlık hissederseniz o anda, ya da koruyucu amaçla devamlı kullanılabilmektedir.
2-Aspirin: Kan pıhtılaşmasını azaltır, kanın daralmış damarlardan rahat akmasını sağlar. Fakat bu ilacı doktorunuza danışmadan almamalısınız.
3-Süperaspirinler(Trombosit kümelenmesini önleyen ilaçlar): Clopidogrel(Plavix) prasugrel (Effient) ve ticagrelor (Brilinta), trombositlerin akışkanlığı artar ve yeni pıhtı oluşumunu önler.
4-Beta blokerler: Epinefrin hormonunun etkisini azaltarak kalbi yavaşlatır. Kalbin yorulması önlenmiş olur. Kan damarlarının rahatlamasını ve açılmasını sağlar. Uzun vadede kullanımı kriz geçirme riskini azaltır.
5-Kolesterol düşüren ilaçlar (Statinler): Kan kolesterol düzeyini düşünür, damarlarda kolesterol birikimi azalır. Aterosklerozu azaltır.
6-Kalsiyum kanal blokerleri.  kalsiyum antagonistleri arter duvarlarında kas hücrelerini gevşeterek kan damarları genişletir. Bu şekilde kalbe kan akışını artırır ve angina da rahatlama sağlanır.
7-Ranozolin (Laxita): Geç sodyum kanallarını inhibe eder, Na-Ca değiş tokuşunu aktive eder, kalbin kasılma gücünü azaltarak antianginal etki yapar. Tek başına ya da diğer angina ilaçları(kalsiyum kanal blokerleri, B blokerler ve nitrogliserin) ile birlikte kullanılabilir. Erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla birlikte alınabilir.
III-Girişimsel ve cerrahi tedaviler:
1-Koroner anjiyoplasti ve stent takılması: Kateter yardımıyla kalbin damarlarına kontrast madde verilir. Röntgen filmlerinde koroner arterler görünür hale gelir. Tıkanıklık olan alanlar tesbit edilir. Bu işlem sırasında anjiyoplasti(Koroner arter balon genişletilmesi) işlemi de yapılabilir. Çoğunlukla bu sırada stent takılarak daralan arterin kalıcı olarak açılması sağlanmış olur. Erken dönemde yapılırsa tıkanmış damarın açılma şansı da artar. Kronik, stabil angina hastalarında yaşam tarzı düzenlemeleri ve ilaçlarla etkin tedavi sağlanamadığında ve kararsız angina hastalarında tercih edilebilecek bir tedavidir.
2-Koroner arter bypass cerrahisi: Bazı durumlarda bypass operasyonu gerekebilir. Tıkalı damarın öncesi ve sonrası arasına vücudun diğer yerinden alınan ya da bu amaç için üretilmiş sentetik yapıda damar takılır. Bu şekilde kalbin kan akımı normale döner. Kararsız ve stabil angina tedavisinde etkilidir.

Yorum Yaz

Yorum Yapabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Forum Köşemiz