Bruselloz

Bir hayvan hastalığı olmasına rağmen insanlarda da görülebilen bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde Bruselloz olarak bilinen bu hastalığa Akdeniz humması, Bang hasatlığı, Malta humması ya Dalgalı humma da denir. Bu hastalığa Brucella cinsinden, koklara benzeyen çomak şeklinde mikroplar sebep olur. Keçi veya koyunlarda "Brucella melitensis", sığırlarda "Brucella abortus", köpeklerde "Brucella canis"  ve domuzlarda "Brucella suis" tiplerindeki  Brusella bakterileri bulunmaktadır. B. melitens brusellanın dünyadaki en yaygın nedenidir. 


Brusella mikrobu ısıya ve beklemeye ne kadar dayanıklıdır?
Brucella mikrobu 60°C  ısıya 10 dakikada, kaynama sıcaklığında 5 dakika maruz kalınca ölür. Bu bakteri hayvanların barındığı ahır tozlarında 6 hafta, suda 10 hafta, çiğ şütten yapılan dondurmada 30 gün, çiğ sütten yapılmış tuzsuz krema yağında buzdolabında 4-5 ay, %10 tuz içeren salamura peynirde 45 gün canlı kalır. (salamura = tuzlu su )
Bu nedenle süt kaynatılmadan hazırlanmış ve tuzlanmış peynirin üzerine hazırlanma tarihi yazılmalı ve 45 gün geçmeden tüketilmemelidir.  

Bulaşma Yolu
Vakaların çoğunda bulaşma deri ve mukoza yoluyla olur. Solunum yoluyla da bulaşabilirler. Hasta hayvanların, eti, sütü, sütünün ürünleri ile temas eden insanlara bu hastalık bulaşabilir. Bu yüzden, hayvan yetiştiricileri, veterinerler, çobanlar, mezbahada çalışanlar, sütçüler, peynirciler bu hastalığa yakalananların çoğunluğunu meydana getirirler.
İyi pişmemiş enfekte etin yenmesi ile bulaşabilir. İnsandan insana geçiş oldukça nadirdir (emzirme, cinsel temas vb). En sık bulaşma yolu enfekte çiğ süt ve süt ürünlerinin (peynir, krema, tereyağı, dondurma vs.) tüketilmesidir. Ülkemizde en çok bulaşma çiğ sütten yapılan peynir ve krema yağlarla olur.Ayrıca enfekte hayvanların etleri, vücut sıvıları (idrar, genital akıntı, eklem sıvıları vb) ve hasta hayvanın gebelik mataryali ile insanlara bulaşır. Bölgemizdeki köylerde ve yaylalarda sütler ısıtılmadan kulanılmaktadır. Hayvanlardan sağılan sütler ısıtılmadan peynir mayası ilave edilir ve makineile yağlar elde ayrılır. Bu durumda ve yaz sıcaklarında brusella mikrobu ölmez ve bu peynir ve tereyağda uzun süre canlı kalır.
Hastalığın yoğurt ile bulaşması mümkün değildir. Çünkü yoğurt yapılırken süt mutlaka kaynatılır ve ilave edilen maya sütü asidifiye eder. Bu nedenle brusella olmuş hastalar yoğurt ve kaynatılmış sütü rahatça tüketebilir.

Belirtiler
Bakteriler; dalağa, karaciğere, lenf bezlerine, kemik iliğine, salgı bezlerine, sinirlere yerleşirler. Kuluçka süresi 5-21 gündür. Yüksek olmayan, zaman zaman titreme şeklinde gelen ateş yapar. Gece terleme ile ateş normale düşer. Bu hastalığı uzun zaman çekenlerde ateş bazen yükselen, bazen alçalan fakat normale düşmeyen bir tablo gösterir. Hasta çabuk yorulur ve terler. İştahsızlık ve buna bağlı olarak zayıflama görülür. Kaslarda ve büyük eklemlerde ağrı vardır. Tanıda, hastalık çoğu defa romatizma ile karıştırılır. Bu hastalık, başka hastalıkların oluşmasına neden olabilir. Brusella hastalığı  tüm organları tutabilir.Brusella hastalığında kalp tutulumu olduğunda ölüm riski yüksektir. Beyin tutulumu olabilir. Ayrıca tedavisiz kaldığında beyin, kas ve iskelet sistemi ile ilgili kalıcı sekel kalabilir. 

Tanı
Laboratuvar tetkikleri ile tam tanısı mümkündür.
Tam Kan Sayımı (Hemogram): Lökopeni, lenfomonositoz, normokrom normositer anemi vardır. Eritrosit sedimantasyon hızı orta derecede yüksektir.
Bakteri izolasyonu: Brain-Heart Infusion Agar gibi zenginleştirilmiş bifazik besiyerlerine ekim yapılır. Yavaş ürediğinden ekimler 30 gün kadar izlenir. Kan kültürü % 70 başarılı. K.İ., bakteri izolasyonu için en iyi materyaldir, > % 90 başarı şansı vardır.
Serolojik/İmmünolojik Testler: Hasta serumu ile yapılan Wright Aglütinasyonu (tüp aglütinasyonu ile) ve Rose Bengal (lam aglütinasyonu ile) ve tam kan ile yapılan Spot test (lam aglütinasyonu ile) insanda oluşmuş antikor tayini yapılır; Ring testi ile ise sütte (lam aglütinasyonu ile) hayvana ait antikorların araştırılması tanısal değere sahiptir. Wright testi, her türün infeksiyonunda da spesifik antikor tayinini sağlar. Bruselloz için (+)'lik, >1/80’dir. Gelişen antikorlar inkomplet-blokan özellikte olabilir; klinik olarak Bruselloz düşünülen, ancak Wright Aglütinasyonu (-) bulunmuşlarda Coombs serumu ile tekrarlanmalıdır. Spesifik IgM, 1. haftada (+)' leşir, 3. ayda maksimuma ulaşırsa da uzun süre, bazen birkaç yıl (-)' leşmez. Bu nedenle olgunun akut / kronik formun akut alevlenmesi mi, geçirilmiş mi olduğu IgM araştırması ile anlaşılamaz. Spesifik Ig G, 3. hafta sonrasında (+)' leşir, 2. ayda maksimuma ulaşır ve iyileşmeyi izleyen kısa sürede (-) hale gelir. Bu nedenle, Bruselloz için IgG, bir enfeksiyon varlığı belirtecidir, (+) ise aktif enfeksiyon düşünülür.
Radyolojik tetkikler: İskelet sistemi tutuluşu olan olgularda röntgen filmleri yararlıdır. Vertebra tutulumunda korpus ön köşelerinde yeniklerin olup olmadığı, "Pedro-Pons arazı" aranır. Sakroiliak eklem tutulumu halinde de eklem aralığında daralma olup olmadığının aranması gerekir.

Tedavi
Bulaşıcı hastalık olduğundan, sağlık kuruluşlarına haber verme mecburiyeti vardır. Çeşitli antibiyotikler tedavide kullanılır.
Tedavide kombine antimikrobiyal kullanımı gereklidir; doksisiklin 2x100 mg + rifampisin 1x600 mg, 6 hafta kullanılır. Artrit gibi fokal infeksiyon varlığında tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır. Rifampisin yerine streptomisin (1 g/gün, i.m., 21 gün) de kullanılabilir. Relapslarda ilk uygulanan protokol, hasta yedi yaşından küçük ise üç hafta ko-trimoksazol + 5 gün gentamisin veya rifampisin + ko-trimoksazol, kronik olgularda ek olarak levamizol, gebelerde rifampisin veya gentamisin + (doğum öncesi değil ise) ko-trimoksazol 4-6 hafta, nörobrusellozda beyin omurilik sıvısı (BOS) bulguları düzelinceye kadar (6 hafta-6 ay) rifampisin + 3.kuşak sefalosporin, endokarditte 6 aylık üçlü (doksisiklin + streptomisin + rifampisin) tedaviye ek olarak kapak replasmanı ve artritte ise uzun süreli üçlü tedavi ve gereğinde antienflamatuvar ilaçlar uygulanmalıdır.
Doksisiklin kan-beyin bariyerini geçebilir, ancak nüksün önlenmesi için  diğer iki ilacın eklenmesi gerekir. Siprofloksasin ve kotrimoksazol tedavisi bir kabul edilemeyecek kadar yüksek nüks oranı ile ilişkilidir. Brucellic endokardit tedavisinde optimal sonuç için cerrahi müdahale gereklidir. En iyi antibrucellic tedavi ile hastaların yüzde 5-10' unda nüks görülmelktedir.

 

Yorum Yaz

Yorum Yapabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Forum Köşemiz