Makaleler

Chron Hastalığı

Chron hastalığı bir inflamatuar bağırsak hastalığıdır. Sindirim sistemi iç yüzeyinde(mukoza) iltihaplanma olur. Karın ağrısı, ciddi ishal ve beslenme bozukluğuna neden olur. Bazen dışkıda kanama olabilir. Bağırsaklarda ve ağızda ülserler görülebilir. İştah ve kilo kaybı sıktır. Genellikle iltihaplanma bağırsakların derin dokularına kadar iner. Hayatı tehdit eden komplikasyonları olabilir.

İltihaplanma bazen sadece ince bağırsaklarda, bazen de kalın bağırsaklardadır. En sık etkilenen bölge kalın bağırsağın son kısmı ileumdur.

Chron hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir, fakat bağışıklık sistemi ve kalıtsal faktörler hastalığın ortaya çıkışında rol oynayabilir.

Chron hastalığı genelde 30 yaş altında ortaya çıkar. Beyaz ırkta ve doğu Avrupada kökenli kişilerde daha sıktır, Chron hastalarının 1/5’inde aile hikayesi vardır. Şehirleşmenin fazla olduğu yerlerde yaşamak kron hastalığı riskini artırır. Kuzey iklimlerde daha sıktır. Yağlı ve rafine gıdalarla beslenme riski artırabilir.

Chron hastalığının komplikasyonları şunlardır:
1-Bağırsak tıkanması
2-Ülserler: Bağırsaklar dışında ağızda ve cinsel bölgedede olabilir.
3-Fistüller: Bazen ülserler dokular içinde derinleşerek farklı organlarda bağırsaklara kadar uzanan açıklıklar oluşur. Çeşitli organlar arsında fistül olabilir(bağırsak-bağırsak, bağırsak-cilt, bağırsak-başka bir organ vb) Anüs çevresindeki fistüller en sık görülen fistüllerdir. Fistüller bazen iltihaplanabilir ve abse nedeni olabilir.
4-Anal fissür(makatta çatlak): bazen fistül oluşumuna neden olur.
5-Beslenme bozukluğu(malnütrisyon): Anemi sık görülür.
7-Kolon kanseri: Risk artmıştır.
8-Diğer sağlık problemleri: Artrit, gözlerde iltihaplanma, parmaklarda çomaklaşma, böbrek taşları, safra kesesi taşları, osteoporoz sık görülür.

Tanı:
Dışkıda gizli kanama araştırılır.
Kolonoskopi incelemesi yapılır. Bu sırada biyopsi alınması mümkündür. Biyopside granülomların varlığı Kron hastalığı için tanısaldır.
Bazen ince bağırsakların değerlendirilmesi için özel yöntemler kullanılabilir.
Tomografi ve MRI grafileri tanı için kullanılabilir.

Tedavi:
Günümüzde tam bir tedavisi bulunmamaktadır. Tek bir tedavi her Chron hastası için geçerli değildir. Tedavideki amaç iltihaplanmanın azaltılmasıdır. En iyi tedavi şikayetlerin rahatlamasını ve hastalığın kalıcı baskılanmasını sağlayan tedavidir. İlaç tedavisi, bazen de cerrahi gerekebilir.
A-İlaç tedavisi:
1-Antienflamatuar ilaçlar:
a-Sulfasalazin(salofalk): Sulfasalazin kron hastalığında çok etkili olmayabilir. Fakat bazı hastalarda faydalı olabilir. Bazı yan etkileri olabilir. Bulantı, kusma, mide ağrısı ve başağrısı yapabilir. Sulfa grubu ilaçlara karşı alerjiniz varsa bu ilacı kullanmamalısınız.
b-Mesalamin: Bu ilaçlar hem ağızdan hem de fitil ve lavman olarak uygulanabilmektedir. Sulfasalazine göre yan etkileri daha azdır. Genellikle bu ilaç kron hastalığı ince bağırsakları etkilemişse daha etkilidir. Nadir yan etkileri pankreatit, böbrek problemleri ve başağrısıdır.
c-Kortikosteroidler: Kortikosteroideler iltihaplanmayı azaltır, fakat pek çok yan etkisi vardır. Osteoporoz, diyebet, kilo artışı, yüzde kıllanma, depresyon, katarakt, göz tansiyonu ve enfeksiyonlara yatkınlık sıktır. Sadece orta ve ciddi vakalarda, tedaviye yanıt alınamıyorsa kullanılır. Üç aylık bir sürede doz azaltılarak kesilir veya düşük dozda devam edilir. Her Chron hastası kortikosteroid tedaviye yanıt vermeyebilir. Budesonide (Entocort EC) Chron hastaları için geliştirilmiş yeni bir kortikosteroiddir. Sadece Chron hastalarında ince bağırsak ve kalın bağırsağın üst kısmında tutulum varsa kullanılır. Yan etkileri daha azdır ve daha hızlı etkilidir.
2-Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar(immünosupresor): İltihaplanmayı azaltan ilaçlardır, bağışıklık sistemini baskılayarak etki gösterirler. Bazen birklikte de kullanılabilirler. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar düşük de olsa kanser riskini artırabilirler(Mesela lenfoma). Bu ilaçlar şunlardır: azathioprine, mercaptopurine, methotrexate, infliximab, adalimumab, certolizumab pegol ve diğerleri. Bu riske rağmen Chron hastalarında yaşam kalitesinin artırılmasında, cerrahinin önlenmesinde kullanılabilir. Yararları, zararları ve riskleri konusunda doktorunuza danışmalısınız.
a-Azathioprine (Azasan, Imuran) ve mercaptopurine (Purinethol): Bu ilaçlar etkilerini uzun sürede gösterirler. Başlangıçta kortikosteroidlerle birlikte kullanılır, sonrasında tek başına kullanılabilir. Allerji, kemik iliği baskılanması, karaciğer ve pankreas enfeksiyonları görülebilir. İlaçlara bağlı kanser riski hafifçe artar. Bu açıdan hastaların düzenli kontrolü gerekir. Kanser hastalığı geçiren kişiler ilacı kullanmadan önce doktoruyla bu konuyu görüşmelidir. İnflamatuar bağırsak hastalığında en sık kullanılan ilaçlardır.
b- Infliximab (Remicade): Bu ilaç çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılır. Fistül ve ciddi Chron hastalığında kullanılır. Bazen diğer ilaçlarla birlikte de kullanılabilir. TNF(Tümör nekrozis faktör-bağışıklık sisteminde üretilen bir faktör) adlı proteine bağlanır ve etkisini engeller. Hepatit B hastalığının ve verem(tüberküloz) hastalığının tekrar aktifleşmesine neden olabilir. Bu nedenle ilaç kullanılmadan önce tüberküloz ve hepatit B taramaları yapılmalıdır. Uzun dönem kullanılabilir. Kortikosteroid tedaviye yanıt alınamadığında tercih edilir. Kanser riskinde artışa neden olur. Kalp yetmezliği, multiple skleroz ve kanser hikayesi olan hastalar bu ilacı kullanamazlar. Fare proteini içerdiği için ciddi dercede alerjiye neden olabilir.
c- Adalimumab (Humira): Infliximab ilacına bir alternatif olarak, yada bu ilacın etkisi azaldığında kullanılabilir. Tüberküloz ve hepatit B enfeksiyonu aktivasyonu olabilir. Bu nedenle ilaç kullanılmadan önce tüberküloz ve hepatit B taramaları yapılmalıdır. Ciddi mantar enfeksiyonu görülebilir. Ensık yan etkisi cilt tahrişi ve iğne yerinde ağrıdır. Bulantı, kusma,üst solunum yolu enfeksiyonu, burun akıntısı görülebilir.
d- Siklosporin (Gengraf, Neoral, Sandimmune): Bu güçlü ilaç diğer tedavilere yanıt alınamadığında ve fistül varlığında kullanılır. Uzun süreli kullanım için uygun değildir. Ciddi yan etkileri vardır. Böbreklerde hasar, nöbet geçirme, ölümcül enfeksiyonlar görülebilir. Hafif derecede kanser riskinde artış olur. Bir-iki haftada etkisini gösterir.
e-Certolizumab pegol (Cimzia): Chron hastalığının tedaviğsinde FDA tarafindan onaylanmıştır. TNF proteinini bloke edrek etki gösterir. Adalimumab ve infiximab gibi yan etkileri vardır. Bu ilaçların etkisinin azalması durumunda kullanılabilir.
f-Natalizumab (Tysabri): Bu ilaç bazı bağışıklık sistemi moleküllerini(integrinler) etkileyerek etki eder. Orta ve ciddi Chron hastalığında kullanılabilmektedir. Bu ilacın nadir fakat çok ciddi bir beyin hastalığı(multifokal lökoensefalopati) riski vardır. Bu açıdan çok kontrollü kullanımı sağlanmalıdır.
g-Methotrexate (Methotraksat): Bu ilaç kanser, sedef hastalığı ve romatizmal ateş tedavisinde kullanılmaktadır. Kısa dönemde bulantı, kusma ve ishal, hayatı tehdit eden zatüre enfeksiyonu riski vardır. Uzun dönemde karaciğerde hasar ve kanser riski artar. Bu ilacı alan hastaların düzenli takip olması gerekir. Orta ce ciddi Chron hastalığında, diğer tedavilere yanıt alınmadığında kullanılabilir. Gebeler bu ilacı kullanmamalıdır.
3-Antibiyotikler: Fistül ve abselerin iyileşmesinde faydalıdır. Bağırsaklardaki zararlı bakterileri azaltabilirler.
a-Metronidazol: Ellerde vayayaklarda karıncalanma, kaslarda güçsüzlük yapabilir. Kron tedavisinde daha önceden sık kullanılılmaktaydı. Fakat günümüzde yan etkilerinden dolayı fazla tercih edilememektedir.
b-Siprofloksasin: Bazı hastalarda şikayetlerde düzelme sağlayabilir. Kron hastalarında daha çok tercih edilmektedir. Yan etkisi, tendon yırtılmasıdır.
4-Diğer ilaçlar:
a-Kabızlık ilaçları: Bağırsaklarda daralmalar olacağından doktora danışmadan kullanılmamalıdır.
b-İshal ilaçları: Ciddi ishalde loperamid etkili olabilir.
c-Ağrı kesiciler: NSAID(ibuprofen, naproksen, aspirin vb) ağrı keisciler kullnılmamalıdır. Bu ilaçlar şikayetleri artırabilir. Asetaminofen grubu ağrı kesiciler kullanılır(Parol vb)
d-Demir takviyesi: Dışkıda kanamaya bağlı olarak demir eksikliği anemisi gelişebilir. Hastanın kanaması kesildiğinde fdemir takviyesi gerekebilir.
e-Beslenme destekleri: Bazen bağırsakların dinlendirilmesi için bağırsak içinden(enteral) ya da damar içinden(parenteral) beslenme gerekebilir. Beslenme dışkılamanın az olmasını sağlayacak şekilde(düşük rezidü diyet) olmalıdır. Lif oranı düşük beslenme sağlanmalıdır. Bağırsaklarda daralmalar olacağından, bu tarz beslenmeler daha uygundur.
f-B12 vitamini enjeksiyonları: B12 vitamini ileumdan(ince bağırsağın son kısmı) olur. Kron hastalarında genellikle bu bölge etkileneceğinden, B12 enjeksiyonu gerekebilir.
g-Kalsiyum ve D vitamini destekleri: Kortikosteroid kullanımına bağlı kemik erimesinin önlenmesinde faydalı olabilir.
B-Cerrahi tedavi: Eğer diyet, yaşamsal düzenlemeler ve ilaç tedavisi şikayetlerin düzeltilmesinde etkili olmazsa cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi olarak Bağırsakların etkilenen kısımları çıkartılır. Fistül oluşumu varsa kapatılır. Abse varsa boşaltılır. ¾ kron hastası hayatlarının bir döneminde cerrahi tedaviye ihtiyaç duyar. Fakat hastalığın cerrahi alanlarında vebaşka yerlerde hastalık tekrarlayabilir. En iyi yaklaşım cerrahi sonrası ilaç tedavisi ile nüksün önlenmesidir.

Chron hastaları düzenli olarak kolon kanseri taramaları yaptırmalıdır. Normal kişilerde 50 yaşında ve sonrasında her 10 yılda bir tarama yapılmaktadır.

Chron hastalarının alabileceği önlemler şunlardır:
Chron hastalığının iyileşmesi ve önlenmesinde gıdalar konusunda kesin bir kanıt yoktur. Fakat bazı gıdalar şikayetleri artırır(özellikle alevlenme dönemlerinde). Kendinize ait bir gıda listesi hazırlarsanız daha etkili olur. Dikkat edilmesi gereken bazı gıdalar şunlardır:
1-Süt ve süt ürünlerinden uzak durmalısınız. Laktoz intoleransı düşünüyorsanız bu ürünlerin kullanımı sırasında enzim takviyesi alabilirsiniz(Laktaid).
2-Yağ oranı düşük gıdaları tecih etmelisiniz. Kron hastalarında yağ emilim, bozulabilir. Yağlı gıdalar emilemediğinden ishal şikayetlerini artırabilir.
3-Bazen lifli gıdalar ağrı, şişkinlik ve gaz yapabilir. Daha çok lahana, brokoli, karnabahar, kuruyemişler, tohumlar ve mısır gaz şikayetlerinde artış yapabilir. Kahve, çikolata ve gazlı içecekler şikayetleri artırabilir.
4-Yemeklerinizi küçük öğünlerle yemelisiniz(5-6 öğün).
5-Bol sıvı almalısınız. Kahve ve alkol ishal şikayetlerini artırabilir. En iyi içecek sudur.
6-Multivitamin tabletler kullanmanız yararlı olabilir. Çünkü vitamin ve minerallerin emilimi kron hastalığında bozulmuştur. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
7-Kilo kaybınız varsa bir diyetisyenle görüşebilirsiniz.
Sigara kullanımı kron hastalığı riskini artırır. Sigarayı bırakmanız genel olarak sağlığınızı olumlu yönde etkileyecektir. Sigara içen kron hastalarında hastalığın tekrarlama riski daha fazladır ve hastalık daha ağır seyreder.

Stres Chron bulgularının artmasına neden olabilir. Stres altında mide daha çok asit salgılar, bağırsak hareketleri azalır ya da artabilir. Stres azaltıcı faktörler tedavinin etkili olmasında önemlidir. Düzenli egzersiz yapmanız depresyona karşı etkilidri, bağırsak hareketlerini düzenler. Biyofeedback tekniği ile(özel bir makine ile yapılır) rahatlama sağlanabilir. Düzenli rahatlama ve nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Derin nefes alma kendinizi sakin hissetmenize yardımcı olacaktır.

Alternatif yaklaşımlar:
Sindirim sistemi sorunu yaşayan pek çok kişi alternatif tedavi yaklaşımşlrını denemektedir.
1-Probiyotikler
2-Balık yağı
3-Akupunktur
Balık yağı, probiyotikler kron hastalığında düzelme sağlamamaktadır. FDA tarafından onaylanmamıştır. Yani kullanacağınız alternatif tedavi yaklaşımlarını denerken kesin sonuç vereceğini garanti edemezsiniz. Ticari olarak üreticiler ürünlerinin tedavi edici olduğunu iddia etseler dahi bunu ispatlamaya ihtiyaç duymazlar. Hatta kullandığınız ürünlere bağlı olarak başka yan etkiler de oluşabilir. Bu açıdan herhangi bir tedavi yaklaşımını denemeden önce doktorunuzun onayını almanız oldukça önemlidir. Akupunktur ve hipnoz terapilerinin yararları bilinmemektedir. Probiyotiklerden(bazı gıdalarla alınan iyi bakterilerdir) farklı olarak prebiyotikler bitkilerde(mesela enginar) bulunan maddelerdir. Bu maddeler bağırsaklardaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlar. Bu konuda yapılan çalışmalar umut vericidir.

Makaleler

Makale Eklenmemiş.

Yorum Yaz

Yorum Yapabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Forum Köşemiz