Depresyon

Depresyon devamlı bir üzüntü hali ve ilgi kaybıyla seyreden tıbbi bir hastalıktır. Pek çok duygusal ve fiziksel problemlere neden olur. Depresyon döneminde kişi günlük aktivitelerini yapmakta zorlanır. Kişi hayatın yaşanmaya değmediğini düşünmeye başlar. Depresyon genellikle kronik bir hastalıktır ve uzun süreli tedavi gereklidir. Depresyon genellikle 20-30’lu yaşlarda başlar. kadınlarda iki kat daha fazladır.

Genel bulgular şunlardır:
1-Mutsuz olam ve genel üzgünlük hali
2-Çok önemsiz konularda bile sinirlilik ve hayal kırıklığı
3-Normal aktivitelere karşı ilgisizlik
4-Libido(cinsel istek) azalması
5-Uykusuzluk veya aşırı uyku hali
6-Ajitasyon ve ani tepkiler
7-Düşünme ve konuşmada yavaşlama, hatırlamada zorluk
8-Kararsızlık, konsantrasyon azlığı
9-Değersizlik, suçluluk hissi, geçmiş olaylardan kendini sorumlu tutma, işler kötü gittiğinde kendini sorumlu tutma
10-Sebepsiz ağlama krizleri
11-Ölüm arzusu ve sık sık ölümü düşünme
12-Sebepsiz sırt ve bel ağrıları

Bazılarında ciddi bulgular olabilir. Bazılarında ise nedensiz mutsuzluk ve kendini kötü hissetme olabilir. Her insan farklı şekilde yanıt verir.
-Çocuklarda üzüntü, sinirlilik, endişe ve umutsuzluk vardır.
-Ergenlik döneminde sinirlilik, öfke ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma sıktır.
Cocuk ve yetişkinlerde depresyon genellikle DEHB(Dikkat eksikliği anksiyete bozukluğu) veya anksiyete ile birliktedir. Genç çocuklarda uyku bozukluğu fazla görülmez
-Yetişkinlerde genellikle fark edilmemektedir. Tanı konulduğunda genellikle tedavi olma eğilimindedirler. İştah kaybı, uyku sorunları, libido azalması, yorgunluk genellikle başka nedenlere bağlanır. Daha yaşlı erkeklerde intihar eğilimi mutlaka ciddiye alınmalıdır. Ciddi depresyon belirtisidir. İntihar en çok daha yaşlı erkeklerde görülür.

Depresyonun kesin nedeni bilinmemektedir Fakat risk fakrörleri şunlardır:
1-Aile yakınlarında depresyon olması
2-Kadın olmak
3-Çocukluk travmaları yaşamış olmak
4-Aile üyelerinden birinde ya da yakın bir arkadaşta depresyon olması
5-Sevilen birinin ölmesi gibi stresli olaylar
6-Arkadaş sayısının ve kişisel ilişkilerin sınırlı olması
7-Yeni doğum yapmış olmak
8-Daha önce depresyon geçirmiş olmak
9-Sigara, alkol ve madde bağımlılığı
10-Kişinin öz güveninin düşük olması, karamsar yapı, fazla bağımlı olmak
11-Kanser, AIDS, Kalp hastalığı; Alzheimer gibi ciddi hastalıkların olması
12-Bazı tansiyon ve uykusuzlukilaçları ve diğer ilaçlar.

Tanı:
Genel fizik muayene, kan testleri ve psikolojik değerlendirme yapılır.
Majör depresyon tanı kriterleri:
Majör depresyon tanısı konulabilmesi için aşağıdaki kriterlerden beş ya da daha fazlası en az iki hafta süreyle olmalıdır. Bulgular kendi hisleriniz olabilir, ya da yakınlarınız tarafından gözlemlenebilir:
1-Günün çoğunluğunu depresif ruh hali ile geçirmek(Çocuklarda ise depresif durum daha çok devamlı sinirlilikle seyreder)
2-Hayata olan ilgi ve hayattan zevk alma hemen hemen tamamen azalmıştır.(Çocuklarda kronik yorgunluk olarak kendini gösterir)
3-Diyet yapmamasına rağmen belirgin kilo kaybı, kilo artışı veya iştah artışı yada azalması olabilir(Çocuklarda kilo alamama sıktır).
4-Uykusuzluk ya da devamlı uyku hali
5-Huzursuzluk ya da hareketlerde yavaşlama olması
6-Yorgunluk ya da enerji kaybı
7-Karar vermede, düşünmede zorlanma ve aşırı suçluluk hali
8-Devamlı ölümü düşünme ve ölme arzusu

Majör depresyon olabilmesi için;
1-Manik-depresif nöbet bozukluğunun bir parçası olmamalıdır.
2-Günlük aktiviteleri engelleyecek düzeyde(mesela iş, okul, sosyal aktiviteler ya da ilişkiler) şikayetler olmalıdır.
3-İlaç kullanımına, madde bağımlılığına, diğer tıbbi hastalıklara(mesela hipotiroidizm) bağlı olarak gelişmemelidir.
4-Şikayetler sevilen birinin kaybı gibi üzüntü veren bir olaya bağlı gelişmemelidir.

Bazı diğer durumlarda depresyon bulguları olabilir. Bu durumla şunlardır:
1-Uyum bozukluğu: Hayattaki bir olaya karşı ciddi duygusal reaksiyondur. Strese bağlı bir rahatsızlıktır.
2-Bipolar bozukluk: Duygu değişiklikleri ile seyreder. Bazı dönemler depresif ruh hali, bazı dönemlerde ise aşırı mutluluk ve neşe hali vardır. Uygun tedavi için uygun tanı almanız gerekir.
3-Doğum sonrası depresyonu: Doğumdan 2-6 ay sonra gelişir.
4-Psikotik depresyon: Psikotik şikayetlerle birlikte görülen depresyondur.
5-Mevsimsel afektif bozukluk: mevsimlere bağlı olarak gelişen depresyondur. Güneş ışınları ile ilgilidir.
6-Distimi: Daha az ciddi bir depresyon formudur. Hayatta ciddi bir kısıtlama yapmaz. fakat günlük rutinleri etkileyebilir.
7-Siklotimi: Bipolar bozukluğun daha hafif formudur.
Ne tip bir depresyon olduğunun bilinmesi, tedavi planının daha iyi yapılabilmesini sağlar.

Tedavi yöntemleri:
En etkin tedavi ilaç tedavisi ve psikoterapidir. Ciddi depresyonda kişi kendini iyi hissedene kadar bir yakınının yanında refakat etmasi gerekebilir
A-İlaç tedavisi:
1-Selectif serotonin gerialım inhibitörleri(SSRIs): Fluoxetine (Prozac), paroxetine (Paxil), sertraline (Lustral), citalopram (Celexa) and escitalopram (Lexapro). Pek çok doktor depresyon tedavisine bu grup ilaçlarla başlar. Bu ilaçlar daha güvenlidir ve yan etkileri daha azdır. En sık yen etkileri cinsel istekte azalma ve orgazmın gecikmesidir.
Sindirim sistemi problemleri, gerginlik, huzursuzluk ve başağrısı yapabilir. Vücut ilaçlara alışınca bu şikayetler de azalır.
2-Serotonin ve norepinefrin gerialım inhibitörleri(SNRIs): Duloxetine (Cymbalta), Venlafaxine (Effexor XR) ve Desvenlafaxine (Pristiq). Yan etkileri SSRI ilaçlarla aynıdır.
Terlemede artış, ağız kuruluğu, çarpıntı ve kabızlık yapabilir.
3-Norepinefrin ve dopamine gerialım inhibitörleri(NDRIs): Bupropion (Wellbutrin). Cinsel
fonksiyonlarda yan etkisi olmayan nadir ilaçlardandır. Fakat yüksek dozda nöbet geçirme nedeni olabilir.
4-Atipik antidepresanlar: Trazodone (Oleptro) ve Mirtazapine (Remeron). Her ikisi de yatıştırıcı etkilidir, akşam alınması gerekir. Vilazodone (Viibryd) bu grupta yeni bir ilaçtır. Cinsel fonksiyonlarda yan etkisi minimaldir. Bulantı, kusma, ishal ve uykusuzluk yapabilir.
Bu ilaçlar bazen uykusuzluk tedavisinde diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir.
5-Trisiklik antidepresanlar: Yıllardır kullanılmaktadır ve yeni jenerasyon ilaçlar kadar etkilidir. Daha fazla ve daha ciddi yan etkileri vardır. Bu ilaçlar SSRI kullanılmadan önce genellikle önerilmez. Ağız kuruluğu, görme bulanıklığı, kabızlık, idrar yapamama, çarpıntıve bilinç bulanıklığı sıktır. Ayrıca bu ilaçlera bağlı kilo artışı olabilir.
6-Monoamin oksidaz inhibitörleri(MAOI): Tranylcypromine (Parnate) ve Phenelzine (Nardil), diğer tedavi alternatifleri yetersiz kaldığında kullanılırlar. Turşu, peynir,şarap gibi besinlerle asla alınmamalıdır, ciddi ve bazen ölümcül etkileşim olabilir.Selegiline (Emsam) yeni bir MAOI’dür. Cilde yapıştırılarak uygulanır. Daha az yan etkisi vardır. Fakat SSRI ilaçlarla birlikte kullanılmaz.
7-Bazen antipsikotikler, duygudurum düzenleyicileri, uyarıcılar, anksiyete ilaçları tedavide kullanılabilir. Bazen birden fazla ilacın birlikte kullanılması gerekebilir.

Her insanın yapısı farklıdır. Bu açıdan uygun dozu ve uygun ilacı bulmak zaman alabilir. Bazen sıkıntı veren yan etki görülebilir. Bu durumda ilacı almayı kesmemelisiniz. Bazı ilaçlarda kesmeden önce doz azaltılması yapılır. Çünkü eğer birden kesilirse depresyon kötüleşebilir. Bazı ilaçların tam etkisini göstermesi için iki ay ve daha uzun süre tedaviye devam etmek gerekebilir.
Bazı durumlarda antidepresanlar etkili olmuyorsa sitokrom P450 genetik testi yapılabilir. Bu sizin için hangi antidepresanın daha uygun olacağını gösterebilir. İlacın vücut tarafından kullanılabilmesi bu enzimin uygun şekilde işlemesine bağlıdır.

Antidepresanlar ve gebelik:
Gebeyseniz ya da emziriyorsanız antidepresanlar gelişen bebek için uygun değildir. Bazıları da fetus üzerine ya da anne sütü alan bebek üzerinde ciddi sağlık riskleri yaratabilir.

Antidepresanlar ve intihar riskinde artış:
Pek çok antidepresan güvenli olmasına rağmen, ilaçların kullanımı sırasında dikkatli olmak gerekir. Tüm antidepresan ilaçların üzerinde bu konuda uyarı yazısı bulunmaktadır.
25yaş altı çocuk, ergen ya da genç yetişkinlerde antidepresan kullanımı sırasında intihar düşünceleri olabilir. Özellikle ilacın kullanımına başlandığı ilk birkaç haftada ya da doz ayarlaması yapıldığında bu etki daha belirgindir. Özellikle bu gurup hastalar yakınları tarafından sıkı bir şekilde takip edilmelidir. Eğer intihar düşünceleri fark edilirse hemen acil yardım alınmalıdır.

B-Pikoterapi:
Psikoterapi depresyon tedavisinde oldukça önemlidir. Konuşma terapisi, danışmanlık ve psikososyal terapilerdir. Konuşma seanslarıyla depresyonun nedeni öğrenilebilir ve sağlıksız davranışlar, ilişkiler ya da deneyimler konusunda belirlemeler ve düzenlemeler yapılır. Hayat için akılcı maçalar ortaya konur. Psikoterapi mutluluğun ve hayatın kontrolünün tekrar kazanılmasına yardımcı olur. Kriz dönemlerine ve hayattaki zorluklara adaptasyon kolaylaşır.
En sık bilişsel davranış terapisi kullanılmaktadır. Negatif düşünce ve davranışların yerinie pozitif ve sağlıklı düşünce ve davranışlar kazandırılır. Başkalarının düşünceleri değil sizin nasıl düşündüğünüz yaşamınızdaki hislerinizi davranışlarınızı belirler. İstenmeyen durum değişmese bile, olaya bakış açınızı ve düşünce şeklinizi pozitif yönde değiştirebilirsiniz.

C-Electrokonvülzif terapi (EKT):
EKT’de beyin içinden akım geçirilir. Beyindeki sinir iletim meddelerinin(Nörotransmitter) düzeyini etkileyerek depresyonda düzelme sağlar. Diğer tedavi alternatifleri fayda göstermediğinde dahi ani rahatkama sağlar. Özellikle intihar eğilimi yüksek olanlarda, düzenli ilaç kullanmayanlarda, gebelikte ve ilaçların yetersiz kaldığı ciddi depresyon vakalarında uygulanabilir. Bazen yaşlı ve ilaçları tolere edemeyen hastalarda da uygulanabilir. Bir miktar biliç bulanıklığı yapabilir. Bir kaç dakika ya da birkaç saat sürer) Bazen geçici hafıza kaybı yapabilir.

D-Hastaneye yatış ve yatarak tedavi programları:  Eğer evde bakı ve tedavi ortamı uygun değilse tercih edilebilir. Kendinize ya da çevrenizdeki kişilere zarar verme riskiniz varsa yatarak tedavi daha uygundur. Hastanede tedavi kendinizi güvende ve sakin hissetmenizi sağlar.

E-Vagus sinir uyarısı:  Elektrik uyarı verilerek beyindeki duygu merkezleri uyarılır. Cihaz cerrahi olarak yerlesştirilir. Kronik, ciddi, tedaviye dirençli vakalarda uygulanabilir.

F-Transkranyal manyetik stimülasyon:  Güçlü manyetik alan saçlı deriye ve alın üzerine yerleştirilir. Antidepresan tedaviye yanıt alınamayan hastalarda tedavi alternatifi olabilir.

Depresyon hastalarının dikkat etmesi gereken önemli noktalar şunlardır:
1-Tedavi planınızı uygulamalısınız. İyi hissetseniz bile ilaçlarınızı atlamamalısınız.
2-Depresyon hakkında bilgi sahibi olun. Bu sizi güçlü hissettirir ve tedaviye uyumunuzu kolaylaştırır.
3-Tehlike işaretlerine karşı dikkatli olun. Şikayetleriniz artarsa ne yapmanız gerektiği konusunda bilgilenin.
4-Depresyon genellikle kendi başınıza tedavi edebileceğiniz bir yastalık değildir. Fakat gene de bir şeyler yapabilmeniz mümkündür.
5-Egzersiz yapmalısınız. Fiziksel aktivite depresyon şikayetlerini azaltır.
6-Alkol ve yasal olmayan ilaçların kullanımından kaçınmalısınız. Kısa dönemde depresyon bulgularını azaltırlar. Fakat uzun dönemde şikayetler artar ve tedavi zorlaşır.
7-Bol uyku uyumalısınız. Uyku fiziksel ve ruhsal sağlığnıziçin çok önemlidir.
8-Depresyon hastalarında aile ve çevre desteği önemlidir. Sosyal ilişkilerinizi güçlü tutmalısınız.
9-Şikayetler hafif olsa dahi erken tedavi iyileşme şansını artırır. İdame tedavisi ile hastalığın tekrarlaması önlenebilir.

Alternatif  Tedavi Yaklaşımları:
Depresyonu alternatif yöntemler kullanarak tedavi etme konusunda ilginiz olabilir. Besin takviyeleri ve ruh ve vücut dengeleyici yaklaşımlar mevcuttur. Altenatif tedavi uygularken yaralarını ve risklerini araştırmalısınız. Alternatif yaklaşımları denerken tıbbi tedaviyi bırakmamalısınız.
a-Bitkisel destek ve besin takviyeleri:
1-Sar kantaron(Hypericum perforatum): Çeşitli hastalıkların tedavisinde yıllardır kullanılmaktadır. Depresyon da bu hastalıklardan birisidir. Avrupa’da hafif ve orta depresyonda popüler bir tedavi yöntemidir. Diğer depresyon ilaçları, epilepsi, kanser ve transplant ilaçları ile etkileşebilir.
2-SAM(S-adenozil methionine): Vücutta doğal olarak bulunan bir maddedir. FDA tarafından depresyon tedavisinde onaylanmamıştır. Yan etkileri minimaldir. Fakat manik-depresif bozuklukta manik atakları tetikleyebilir.
3-Omega 3 yağ asitleri: Bu yağ asitleri depresyon bulgularını rahatlatır ve standart tedavilerde ek olarak kullanılabilir. Soğuk deiz balıkları, keten tohumu, keten tohumu yağı ve ceviszde bulunur. Besin takviyesi olarak da alınabilir.
4-Folik asit: B9 vitaminidir. Düşük düzeylerinde antidepresan ilaçların etkileri azalabilir. Anti depresan tedavi ile birlikte alınabilirler.

Besin takviyesi veyabitkisel destek alırken laçlarla etkileşimi konusunda mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

b-Ruh ve vücut dengeleme:
Genel sağlık için ruh ve vücut denge halinde olmalıdır. Aşağıdaki teknikler bu dengeyi sağlamanıza yardımcı olabilir. Depresyon şikayetlerinde rahatlama sağlar
1-Akupunktur
2-Yoga
3-Meditasyon
4-Kontrollü imgeleme çalışmaları
5-Masaj terapisi

Bu yöntemlerin sağlık riski daha azdır. Fakat tek başına tedavi yöntemi olarak güvenilmemelidir.

Yorum Yaz

Yorum Yapabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Forum Köşemiz