Hipertansiyon

Yüksek tansiyon hastalarında kalbin damarlara kan pompalaması için gereken kas gücü fazladır. Damarlarda kalbin kan pompalamasına karşı direnç vardır ve bu direnç arttıkça tansiyon da artar. Bu da ileri dönemlerde kalp hastalıklarına ve diğer hayati organların hasarına yol açar. Yıllarca herhangi bir şikayet olmayabilir. Kontrolsüz yüksek tansiyon kalp krizi ve felç geçirme riskinizi artırır. Yıllar içinde gelişir.Tanısı oldukça kolaydır.

Pek çok hastada herhangi bir şikayet olmaz.
Bazı kişilerde baş ağrısı, baş dönmesi, burun kanaması görülebilir. Ciddi tansiyon yükselmesi yoksa şikayet görülmeyelir.

Hipertansiyon iki tiptedir:
1-Primer Hipertansiyon: Bilinen hiçbir sebebi yoktur. Zamanla yıllar içinde gelişir.
2-Sekonder Hipertansiyon: Hipertansiyon nedeni olabilecek başka bir hastalık vardır.
Böbrek problemleri, adrenal tümörler,doğum kontrol hapları,soğuk algınlığı ilaçları,ağrı kesiciler,madde kullanımı hipertansiyon nedenidir.

Yaş: Hipertansiyon riski yaşla birlikte artar. Kadınlarda menopoz sonrası daha sıktır.
Irk: Özellikle siyah ırkta yaygındır.
Aile Hikayaesi: Ailesel geçişi olan bir rahatsızlıktır.
Obesite: Kilolu kişilerde damarların içinde daha fazla kan taşınması gerekir. Kan miktarı arttıkça arterlerdeki basınç da artar.
Hareketsizlik: Kalp hızı artar. Kalbin yükü artar. Kilo artışı olur.
Sigara kullanımı: Tütün çiğnenmesi ve sigara içilmesi ile nikotin alımı tansiyonu yükseltir. Sigara dumanının dahi tansiyonu yükseltici etkisi vardır. Ayrıca sigara içindeki maddeler arter duvarına zarar verir.
Sodyum fazlalığı-Diyetle alınan sodyum miktarı vücutta su tutulumu yapar.Kan basıncını artırır.
Potasyum azlığı: Potasyum vücutta sodyum dengesini sağlar. Potasyum azlığında kanda sodyum miktarı artar.
Dvitamini azlığı: Böbreklerde üretilen enzim yoluyla tansiyonu etkilediği düşünülmektedir.
Fazla alkol kullanımı: Zamanla kalp kaslaında zarar oluşur.
Stres: Geçici fakat dramatik tansiyon yüksekliği yapar.
Gebelik: Bazı gebeliklerde özellikle 20.haftadan sonra tansiyon yükseklüi görülebilir.
Kronik durumlar: Kolesterol yüksekliği, uyku apnesi, Diyabet riski artırır.
Bazı çocuklarda egzersiz azlığı, yeme bozuklukları, kalp ve böbrek hastalıkları tansiyon yüksekliği riskini artırır.

Komplikasyonlar:
1-Kalp krizi ve felç: Damarlarda sertleşme ve kalınlaşma olur.
2-Anerizma: Damar duvarları zayıflar ve balonlaşır. Patladığında hayati risk taşır.
3-Kalp yetmezliği: Kalp kası zorlanmaktan dolayı yorulur ve yeterince çalışamaz.
4_Böbreklerin kan damarları daralır. Böbreklerin çalışması bozulur.
5-Göz damarlanması zarar görür, görme kaybı olabilir.
6-Metabolik sendrom: Bel çevresinde artış, Trigliserit yükseklği, düşük HDL seviyesi, yüksek insülin düzeyi vardır.Yüksek tansiyon varlığında metabolik sendromun diğer komponentleri de vardır.Diyabet,kalp hastalığı ve felç riski artar.
7-Hafıza problamaleri yaşanabilir. Anlama kapasitesi düşer.

Tanı:
Kan basıncı ölçümleri alınır.
Sistolik(Kalbin kasılması sırasındaki basınç) ve diyastolik(kalbin gevşeme durumundaki basınç) kan basınçları kaydedilir.

120/80 mmHg normal kan basıncı olarak kabul edilir.Bazı doktorlar 115/75 mmHg daha iyi bir hedef olarak kabul ederler.Bu değerin üstünde kalp damar hastalığı riski artar.

Prehipertansiyon:120-139mmHg sistolik,80-89 mmHg diyastolik kan basıncı ölçümüdür. Zamanla yükselir.

EvreI Hipertansiyon: 140-159mmHg sistolik,90-99 mmHg diyastolik kan basıncı ölçümüdür.

EvreII Hipertansiyon: >160 mmHg sistolik,>100 mmHg diyastolik kan basıncı ölçümüdür.Ciddi hipertansiyondur.

50 yaş sonrasında sistolik kan basıncı daha fazla yükselir. İzole sistolik hipertansiyondur.50 yaş üzerinde en sık görülen tiptir. Tansiyon yüksekliği tanısı koyabilmek için ayrı zamanlarda en az 3 kez ölçüm almak gerekir. Sadece doktor kontrollerinde tansiyon yükselmesi olan hastalar bile mevcuttur(Beyaz önlük hipertansiyonu).
İdrar testi, kan testleri, kan yağları, EKG değerlendirmeleri yapılır.

Tedavi:
-Sağlıklı kişilerde amaç tansiyonu 140/90 mmHg ve altında tutmaktır.
-Kronik böbrek hastaları, diyabet ve koroner arter hastalığı varsa 130/80 mmHg ve altında tutmak amaçlanmalıdır.
-Kalp yetmezliği ve ciddi böbrek yetmezliği varsa 120/80 ve altında kan basıncı daha uygundur.
-80 yaş ve üzerinde tansiyon yüksekliği varsa 140/90mmHg kan basıncı hedeflenmesi daha uygundur.

İlaç tedavisi:
1-Thiazid diüretikleri: Sodyum ve suyun vücuttan atılmasını sağlar. Kan hacmini azaltır. Tedavide genellikle ilk tercih edilen ilaçlardır.
2-Beta blokerler: Kalbin yükünü azaltır. Kalp daha yavaş ve daha az kuvvetle çalışır.Thiazid diüretiklerle daha etkilidir.Yaşlılarda ve siyah ırkta tek başına yeterli gelmeyebilir.
3-ACE inhibitörleri: Anjiyotensin (damarların kasılmasını sağlayan madde) üretimini azaltarak tansiyonu düşürürler.
4-AnjiyotensinII reseptör blokeri:Anjiyotensin maddesinin üretimini değil de etkisini azaltırlar.
5-Kalsiyum kanalı blokerleri: Damarlardaki kasların kasılmasını önler. Yaşlılarda ve siyah ırkta sadece ACE inhibitörlerinden veya Beta blokelerden daha etkilidir. Greyfurt suyu bu ilaçların kan düzeyini ve yan etkisini artırır.
6-Renin inhibitörleri(Aliskiren içerir-Rasilez):Renin üretimini azaltarak tansiyon yükselmesini tetikleyen mekanizmanın başlamasını önler. ACE inhibitörleri ve Anjiyotensin reseptör blokerleri ile kullanılmaz. Felç gibi ciddi yan etkileri olabilir.
Eğer yukardaki ilaçlarla tansiyon kontrolü sağlanamıyorsa:
7-Alfa blokerleri: Damarlara olan sinir uyarılarını azaltır. Bu şekilde kimyasalların damarlar üzerine daraltıcı etkisi önlenmiş olur.
8-Alfa-Beta blokerler: Sinirlerin uyarılmasının azalmasının yanında kalp atışları da yavaşlar.
9-Santral etkili ajanlar: Beyinden gelen damarların daralması ve kalp hızını artırıcı uyarıları azaltır.
10.Damar genişleticiler: Direk olarak kan damarlarındaki kasların gevşemesini sağlar.

Genellikle tansiyon kontrolü sağlandıktan sonra günlük düşük doz aspirin kullanımı kalp hastalıkları riskini azaltır.
Yüksek dozda tek ilaç yerine düşük dozlu iki ilaç kombinasyonu ile tansiyon daha etkili bir şekilde düşebilir.

Rezistan hipertansiyon: Üç farklı tipte ilaç kullanıyorsanız(biri diüretik olacak) ve tansiyon hala yüksek seyrediyorsa inatçı hipertansiyon var demektir. Dört ilaç kullanımıyla tansiyon kontrol altında olsa bile inatçı hipertansiyon kabul edilir.

Yaşam tarzı düzenlemeleri:
Ne tür bir ilaç alırsanız alın mutlaka yaşamsal düzenlemeler yapmanız gerekecektir.
1-Daha sağlıklı beslenmelisiniz: Yağ oranı düşük süt ürünleri, meyve ve sebze içerikli diyetle beslenmeniz daha uygundur. Pazı, ıspanak, patates , muz doğal ve oldukça zengin potasyum kaynaklarıdır. Potasyum içeren gıdaları bolca tüketmelisiniz. Doymuş yağ içeren gıdalardan uzak durmalısınız(Yağlı et, kaymak, tereyağı ve diğer tüm katı yağlar).Genel olarak diyetle aldığınız yağ miktarını sınırlandırmalısınız.
2-Az tuzlu diyet uygulamalısınız: 51yaş ve üzerinde 1.5g ve daha az tuz kullanmalısınız (Diyabet, böbrek hastaları için de geçerlidir).Sağlıklı kişilerde bu sınır 2.3g’dır.Hazır gıdalarda bulunan sodyum benzoat, monosodyum glutamat tuzlarına da dikkat etmelisiniz.
3-Sigara ve alkolden uzak durmalısınız.
4-Daha çok egzersiz yapmalısınız. Günlük en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmalısınız.
5-Kilonuzu ideal kiloda tumalısınız.
6-Stres seviyenizi düşürmelisiniz. Kas gevşeme ve derin nefes egzersizleri kas tonusunuzu rahatlatmada faydalıdır.
7-Evde tansiyon takibi yapmalısınız.

Bazı besin takviyeleri kan basıncını düşürmede faydalıdır. Bu besinler şunlardır:
1-Alfa linolenik asit
2-Kalsiyum/magnezyum
3-Kakao
4-Omega-3 yağ asitleri
5-Sarımsak
6-Coenzim Q 10
Bu besinleri yiyecek olarak gıdalarınıza eklemeniz daha faydalıdır. Takviye olarak alındığında ilaçlarınızla etkileşim yapabilir. Kullanırken doktorunuza danışmalısınız.
Yoga ve derin nefes egzersizi çalışmaları geçici olarak tansiyonu düşürür.

Yorum Yaz

Yorum Yapabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Forum Köşemiz